Amerika’daki şehir ve yer isimleri ne anlama geliyor

York Dükü James, 1763’te New York’un parçası olan Long Island’ı aldı. Bir yıl sonra da Hollandalıların elindeki ‘‘New Amsterdam’’ olarak adlandırılan şehri ve etrafındaki bölgeyi ele geçirdi. İngilizler, kendisini onurlandırmak için, New Amsterdam’ın adını ‘’New York’’ yaptı.

İngiltere’de ‘’York’’ adlı bir şehir vardır. İsmi herkese tanıdık gelir de hikayesine ve kendisine yolu düşen azdır. Bu şehrin Keltler zamanında adı Eboracum’du. Anglo Saksonlar bölgeye geldiğinde buranın adı biraz da ses benzerliğiyleEoforwic’e (yaban domuzu kenti) evrilir. Vikinglerin bölgeyi işgal ettiği 866 yılından sonra bu söyleyiş de önce ‘İorvik’e sonrasında ‘’iork’’a dönüşür. ‘’York’’ olarak kaydedildiği  ilk tarih 13’ncü yüzyıl. Ancak bu şekilde yazılması birkaç yüzyıl daha alır.

New York

New York

‘‘ESKI YORK’A NE OLDU?’’
New York’a geldiğimden beri son 10 yıldır birçok arkadaşımdan, ‘’eski York’a ne oldu?’’ şakası işitmişimdir. Şakaları çok ciddiye alan, onlara büyük bir özenle gülen bir insan olarak, bu sorudan hareketle, İngiltere ve Kuzey Amerika’daki yerleşim birimlerinin isimlerinin anlamlarına bir yolculuktan da kendimi alamıyorum.

New York adının, Britanya adasındaki eski ‘York’u onurlandırmak için verildiğine inanılır genelde . Ancak, York şehrini değil sahibini onurlandırmak için bu adı vermişler. Britanya’daki York 1660’lı yıllarda, dönemin İngiliz Kralı 2’nci Şarl’ın kardeşi James’e bağlıydı. Daha sonra İngiltere Kralı da olacak York Dükü James, 1763 yılında bugün New York’un parçası olan Long Island adasını satın aldı. Bir yıl sonra Hollandalıların elindeki ‘’New Amsterdam’’ olarak adlandırılan şehri ve etrafındaki bölgeyi ele geçiren İngilizler, York Dükünü onurlandırmak için, New Amsterdam’ın adını değiştirerek, ‘’New York’’ yaptılar. ‘Tarihin en meşhur şehrinin adının böyle şiirden yoksun böyle kepaze bir hikayesi var… New York’u asıl kuran Hollandılılardan geriye Brooklyn, Harlem, Gramercy, Yonkers, Staten, Bowery, Stuyvesant gibi isimler kaldı bir tek…

Massachusetts

Massachusetts

Yer isimlerinin tarihi ve kaynağıyla uğraşan bilime toponomi deniyor. ‘Eski Yunanca, ‘topos (yer)’ kelimesinden geliyor. ‘Tapu’ kelimesi de bu Yunan orijinli kelimeden geliyor. Bu ikisinin bizim ‘toprak’ kelimesiyle alakaları da belki tarihin çok derinliklerine gidiyordur, bakmak lazım…

New York, günümüzde aynı zamanda bağlı olduğu eyaletin de adı. Bugünkü New York eyaletinin başkenti Albany de adını, Gal ve Kelt dillerinde ‘’İskoçya’’ demek olan ‘’Alba’’dan alıyor… Arnavutluk ile alakası yok.

New York doğrudan almasa da, Amerika kıtasında adını, Avrupalı göçmenlerin geldikleri yerlerin adından alan birçok yerleşim birimi var. Örneğin, İngiltere’de bir tane Manchester var ama ABD’de tam 26 tane… Hakeza Amerika’da 37 Berlin, 22 London, 28 Newport, 21 Roma (Rome), 19 da Viyana var. Kahire (Cairo), İskenderiye (Alexandria), Moskova (Moscow), İzmir (Smyrna) gibi birçok şehrin ABD’de isimdaşı var.

Bunun yanı sıra Finns Point, Swedesboro, Germantown, Frenchville, Frenchtown, Russiaville, Spanish Fork gibi ‘milli’ isimler verdi yerleşimciler kasabalara.

Mitoloji sevdalısı göçmenler de olmuş… Athens, Utica, Syracuse, Troy, Ithaca,  Phoenix (Anka kuşu) gibi birçok yerleşim biriminin ismi mitolojiden hatıra. Cincinnati de adını, MÖ 5’nci yüzyıl Romalı aristokrat düşünür Cincinnatus’a atfen kendilerini ‘’Cincinnati cemiyeti’’ diye çağıran gruptan alıyor.

Philadelphia

Philadelphia

PHILADELPHIA ANADOLU’DAN
Tabii ki bir de Philadelphia var. Pennsylvania eyaletinin en büyük şehri. Üstad Mencken’e göre Philadelphia adını Bergama kralı Philadelphus’tan alıyor. Her halükarda şehrin adı antik Yunan tarihine gidiyor. Philadelphia şehrini kuran Quaker’ların lideri William Penn, eski Yunanca’da ‘‘kardeş sevgisi (philos-adelphos)’’ ifadesinden esinlendi diye yazan kaynaklar çoğunlukta.

Philadelphia’nın içinde yer aldığı Pensilvanya (Pennsylvania) eyaleti de adını kurucusu Penn’den alıyor. ‘’Sylvania’’ Latince orman demek. Bu her tarafı ormanlık bölgeye, İngiliz Kralı ‘’Penn Ormanı’’ adı verir.

El Pueblo de Nuestra Senora la Reina de los Angeles del Rio de Porciuncula

Bu nedir diyeceksiniz… Türkçesi, ‘’ Meleklerin Kraliçesi Meryem Ana’nın Porciuncula Nehri kenarındaki şehri’’. Günümüzde u orijinal uzun isim yerine kısaca Los Angeles diyorlar bu güzel isimli şehre.

Yeni kıtanın öncü yerleşimcileri arasında dindarlar da vardı. Nazareth (Nasıra), Bethlehem (Beytülahim) gibi isimler verdiler kurdukları köylere…

Bugünkü Los Angeles’ın Meryem Ana’yı ne kadar memnun edecek bir şehir olduğunu hiç konuşmadan Texas’ta Corpus Christi’ye (İsa’nın Bedeni) gidersek, Santa Cruz (Kutsal Haç) ya da Santa Fe (Kutsal İnanç) şehirlerinden geçeriz. Yine İskandinav dillerinde ‘kilise’ demek olan ‘kirk’ de birçok isimde karşımıza çıkar.

ABD’de bu kıtaya gelen ilk Avrupalılar olan İspanyollardan kalan isimlerin önemli bir kısmı Arapça kökenli. Bunun sebebi de İspanya’daki 800 yıllık Endülüs hakimiyeti. Bu kıtada ‘Al (el)’ ile başlayan bir yer adı gördüyseniz Arapça kökenden geldiğini bilin. Mesela, Alcantara, ‘köprü’ demek. Alcazar, Arapça ‘el kasr’ yani ‘saray’ demek. Alcadraz ise, Arapça deniz kartalı anlamına gelen ‘’al qadras’’ kelimesinden bakiye. İspanyollar pelikan için kullanıyor.  Yine, ‘guad’ ile başlayan İspanyolca isimler de çoğunlukla Arapça kökenli. ‘Guad’ bizim ‘vadi’ dediğimiz, ‘dere yatağı’ anlamında Arapça ‘’wadi’’den başkası değil. Guadalajara, Guadalquivir, Guadalupehep böylesi Arapça orijinli isimler.

Los Angeles

Los Angeles

KIZILDERİLİ ETKİSİ
Amerika deyince birçoğumuzun aklına gelen renkli isimlerin çoğu ise Kızılderililer ait. Ülkenin 26 eyaletinin ve bazı  önde gelen şehirlerinin, nehir, göl ve dağlarının çoğunun adı Kızılderili dillerinden geliyor. Mesela, Chicago, Algonquin yerlilerinin dilinden geliyor, “sarımsak tarlası” demek. Connecticut, “yükselip çekilen nehir” demek. Kentucky, Iroquoi dilinde “mera” demek. Texas, “ahbap” anlamına gelirken, Iowa, yerli dilinde “yiğidin harman olduğu yer” anlamına geliyor. “Güney rüzgarlarının halkı” anlamındaki Kansas‘tan, “Yüksek tepelerin orası” anlamındaki Massachusetts‘e, “gök renkli su” anlamındaki Minnesota‘dan, “sulak yer” anlamındaki Nebraska‘ya, “suların berisindeki yer” anlamındaki Manhattan‘dan, “dağların halkı” anlamındaki Utah‘a, kayalığın sakinleri anlamındaki Omaha’dan, ‘’tüm suların anası’’ anlamındaki Mississippi’ye, maalesef gerçek anlamını bilenin olmadığı Tennessee’den düşman anlamındaki ‘Idaho’ya ve daha birçok eyalet ve şehir adına kadar hep kıtanın asıl sahiplerinin dillerinden günümüze ulaşmış isimler.

Bazı Kızılderili isimler ise zamanla bugünkü hallerine evrilmiş. Mesela Uygurca kökenli ‘’yaygara’’ ya da Angara dilindeki ‘’niye gara’’ deyişinden geldiği gerçeğini henüz keşfedemeyen bilime ‘hay bin kunduz’ çektiğim şelale… Tamamen kazara kavuştuğu bugünkü ‘Niagara’ adından önce 1700’lerin sonuna kadar, ‘’Uneaukara, Ohniagero, Onyagara, Onyagro, Onjagora, Oniagara, Jagera, Yagerah gibi envai şekilde yazılmış kayıtlarda.

Hakeza, Potowanmeac Potomac’a, Reckawackes Rockaway’e, Mauwauwaming Wyoming’e, Machihiganing Michigan’a evrilmiş benzeri şekilde.

Bir de bana oldukça şiirsel gelen Kızılderili isimleri var: Florida’nın başkenti Tallahassee mesela… ‘’Eski tarla, eski şehir’’ demek olduğunu söylüyor kaynaklar. Ama bazı Kızılderili Müslümanlar, ‘’Allah’’ ile irtibatlı bir isim olduğunda ısrarlı. Doğrusunu arıyorum, bulunca paylaşırım. Nehrine, cennet vadisine hasta olduğum Susquehanna var mesela… İnsanı derin tefekküre davet eden vahşiliğine, ‘Sus ki anla’ derim ben.

Chicago

Chicago

İSPANYOLCA DA YAYGIN
Akılda en çok kalan yerlerden bazıları ise sanıldığı gibi Kızılderili dillerine değil İspanyolca’ya ait. Bunlardan biri, İspanyolca ‘kırmızı’ demek olan Colorado. Diğeri ise yine yine İspanyolca ‘çiçekli yer’ anlamındaki (La) Florida. Ve elbette İspanyolca, ‘düzlükler’ anlamında Las Vegas.

İnsanoğlu, yerleştiği yerlere en öncelikli olarak o yerleşim birimine damga vuran coğrafya özelliğini seçmiştir. Karacadağ, Bozova, Aksu, Kocatepe gibi… Anglo Saksonlarda da esasen bu çok yaygındır. Ancak İngilizce ve Britanya, Kelt dillerinden, sonrasında Anglo ve Saksonlar gibi Cermen kavimlerinden, sonrasında Vikinglerden, Normanlardan, Latinceden etkilerle tarih içinde önemli şekillenmeler ve işgaller yaşadıkça bu yer isimleri de bu çeşitli kaynaklar gibi çeşitli şablonlara sahip oldu.

Yolu Anglo Sakson memleketlere düşmüş ya da birgün düşebileceklere faydası olur diye bazı şablonlara dikkat çekmeyi sanki üstüme vazifeymiş sayıyorum. Aşağıdaki gruplamayı tamamen kendi mantığıma göre yaptım. Bilimsel bir gruplama değil.

Yerleşim biriminin ahali  ve mesken fonksiyonuna çeken isimler.

Bu tür yer isimlerinin her halde en yaygını, ‘ham’ ya da ‘ton-tun’ eki alanlar. ‘Ham’ ev ya da ‘yurt’ demek. Birmingham dediğinizde ‘Bearm halkının evi(yurdu)’ demiş oluyorsunuz.

İngilizce yer isimlerindeki ‘ing’ eki, ‘ahali’ anlamı veriyor. Nott-ing-ham dediğinizde, ‘Nott ahalisi memleketi’ demiş oluyorsunuz. Reading, ‘Readalılar’ demek, Hastings ise ‘Haesta’lılar’’ demek. Küçük köy mezra demek.

 

Source: Posta212